24 yıllık hasret bitti: 2002 ruhundan 2026 altın jenerasyonuna Bizim Çocuklar! Bu mutluluğa ihtiyacımız vardı

Dün akşam Kosova’yı yenerek tarihimizde üçüncü defa, 24 yıl sonra ise ilk defa Dünya Kupası’na katılma fırsatı bulduk. Dünyanın ve Türkiye’nin gidişatına baktığımızda bu mutluluğa ülkece ihtiyacımız vardı. Çünkü 2002 Dünya Kupası öncesinde de işler pek yolunda gitmiyordu. Ekonomik krizden çıkmıştık. ABD Irak’ı işgal etmişti. Dünya diken üstündeydi. Ama gelen üçüncülük bizi öyle bir coşturmuştu ki yaşanılan tüm olumsuzlukları unutmuştuk. TV’de eşsiz bir başarı kazanan A Milli Takımımıza eşlik eden F16’ları gördüğümüzde aşırı dozda Türklük komasına girmiştik. Öyle ikonik bir Dünya Kupası’ydı ki tüm dünya şampiyonu değil Çılgın Türkler’i konuşuyordu. İlhan Mansız Uzak Asya’da Hasan Şaş ise Mısır’da bir ikon haline gelmişti.

ilhan mansız senagal golü

Bugün Mısır’da yerli halk, Türk olduğunuzu anladığında “Yavaş Yavaş, Hasan Şaş” derler. Büyük turnuvalar ikonik karakterler yaratır. İşte bu açıdan 2026 Dünya Kupası‘na katılmak bizim için çok önemliydi. Bizim Çocuklar bunu başardı.

2002 Dünya Kupası’nda 7 yaşındaydım. Turnuvada oynanan maçları pek fazla hatırlamasam da o günlerin atmosferini dün gibi hatırlıyorum.

Herkesin Ezbere Bildiği Marş: Bir Oluruz Yolunda

Güney Kore ve Japonya’nın ortaklaşa düzenlediği 2002 Dünya Kupası’nda maçlar saat farkından ötürü öğleden önce ya da öğle saatlerinde oynanırdı. İlkokuldaydım. Öğretmenlerimiz evden kendi televizyonlarını getirir, okulun etkinlik salonuna hepimizi toplar maçları açardı. Kazandığımız maçların sonunda bahçeye fırlar, hep bir ağızdan Tarkan’ın Bir Oluruz Yolunda marşını söylerdik.

Caddeler, arabaların teyplerinden yükselen Milli Takım şarkılarıyla inlerdi. Etraf Ay Yıldızlı bayrağımızla süslenir, kırmızı beyaz tüm şehre hakim renkler olurdu.

Ana Haberde maçların hikayesi anlatılırdı. O haberleri dinledikçe nasıl büyük bir başarı sağladığımızı anlardık.

2002 Dünya Kupası’na aradan geçen 48 yılın ardından katılmıştık ve tüm Türkiye bu başarının hakkını vermişti.

tarkan bir oluruz yolunda

Altın Jenerasyon

2026 yılında Arda Güler, Kenan Yıldız, Ferdi Kadıoğlu, Hakan Çalhanoğlu, Kerem Aktürkoğlu, Barış Alper Yılmaz, Uğurcan Çakır, Can Uzun, Orhun Kökçü, Zeki Çelik gibi dünya çapında bilinen futbolcu kadromuz var. Tam bir Altın Jenerasyon. Bu takım Dünya Kupası gibi büyük bir organizasyonda var olmayı hak ediyordu. Hakkımızı aldık. Şimdi turnuvada ilerleyip yeni bir hikaye yazacağız. Burada oynadığımız her maç 50 yıl sonra bile hatırlanacak.

a milli takım bizim çocuklar

2002’de Rüştü Reçber, Hasan Şaş, Tugay Kerimoğlu, Nihat Kahveci bizden büyüklerin altın jenerasyonuydu. Dünya üçüncülüğü ile Milli Takım tarihimizin en büyük başarısını yakaladılar. Bizim Çocuklar’ın da bu başarıyı yakalayacağına eminim.

Maziden Geleceğe

Son Dünya Kupası’nın ardından geçen 24 yıl sadece yaşımızı değil; alışkanlıklarımızı, dünyayı, insanları ve oynanan futbolu da değiştirdi. Ay Yıldızlı forma ise orada gün ışığı gibi parlıyor. Bunun için mücadele edeceğiz.

2002’de Dünya Kupası’nda olmak bir rüya gibiydi. Ancak 2026’da durum farklı. Dünyanın önde gelen kulüplerinde oynayan futbolcularımız var artık. Kalitemiz, Milli Ruh ile birleştiğinde hayal olan tüm başarılar gerçeğimiz olabilir.

kenan yıldız arda güler ferdi kadıoğlu

Yine caddelerin kırmızı beyaza boyanacağı, yine balkonlardan Ay Yıldızlı bayrağımızın dalgalanacağı o güzel günlere giriyoruz. Sabahın körüne alarm kurup maçları izleyeceğiz. Kimimiz okuluna kimimiz işine geç kalacak. Attığımız her golde sokaklardan sesler yükselecek.

Biz hazırız. Yolun açık olsun Milli Takım.

Bir önceki yazımı okumak için TIKLAYINIZ.

Yorum Bırak

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir